18.11.09

işyeri meseleleri


İşyerinde dönen politik meseleler vardır bilirsiniz...Mesela insanlar bilerek ve isteyerek, cebren ve hile ile bazı kişilerin üstüne, onu etkisiz hale getirmek için oynarlar...her türlü fitne fücürlük vardır bu girişimlerin içinde...bol dedikodu...hataların dev mercekler altında büyütülmesi ve abartılması...üzerine oynanan kişi üzerinde yapılan sinir testleri..Tabii üzerine oynanan kişi de dişli birisi ise o da kendine taraftarlar bulup o da başkalarının üzerine ya da direkt olarak düşmanının üzerine oynar...bazen olaylar alenen yürütülür bazen ve çoğu zamansa ince ince yasemince bir biçimde saman altından yürütülür...
Aslında mesele kişilerin birbirleri ile değil hedeflenen pozisyona ulaşmakla ilgilidir...Bir şekilde daha çok yükselmek, daha çok para kazanmak, daha çok "itibar" görmek için..."Birisinden nefret ettiğim için değil de onu kendi hedeflerime bir engel gördüğüm için ortadan kaldırmak isterim...Yani mesele kişisel değildir" derler sorarsanız...Demezler de siz bilirsiniz...Genelde iş hayatında deneyimsiz olanlar kişisel olarak sevmedikleri için birileri ile uğraşırlar...Emma velakin deneyim sahipleri ise dişlerini pozisyona geçirmişlerdir, kişiye değil....Bunlar pisikocan moda girip, adamı deşerler....

Tabii siz de biliyorsunuz ki aslında mesele pekala kişisel olmaktadır günün sonunda...Sonuçta üzerinden geçilmeye çalışılan şey bir makina değildir...

Bir şiirle kapatıyorum:

"iş iştir" ey şeftali yanaklım
bırak, çözmesin bunu senin güzel aklın

aksın gitsin bütün sular
etme endişe, elbet yollarını bulurlar

"iş iştir" dedim ey kiraz dudaklım
baydın gari yeter, bu kadardır sana katkım...:)





Hiç yorum yok: